Anlaşmalı Boşanmada Nafaka

  • 27 Nisan 2016
  • 61 kez görüntülendi.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka

Toplumun sosyal ve kültürel seviyesinin artmasından dolayı boşanma davalarının kısa sürede tamamlanabilmesi için anlaşmalı boşanma olarak adlandırılan dava türü ortaya çıkmıştır. Anlaşmalı boşanma ile evlilik akdinin sonlandırılabilmesi için öncelikle tarafların en az 1 yıllık evli olmaları gerekir. Bunun yanında tarafların boşanma ile ilgili her türlü konuda mutabakata varmış ve bu mutabakatı bir protokol ile resmileştirmiş olmaları da gerekir. Son olarak taraflar üzerinde anlaşmış oldukları konuları hâkim karşısında da beyan etmeli ve hâkimin yetkisi dâhilinde iştirak nafakası ve velayet gibi bazı konularda protokolde yapacağı değişiklikleri de kabul etmelilerdir. Bu şartlar sağlandığında taraflar anlaşmalı boşanma ile boşanabilirler.

Boşanma davalarında en sık problem yaşanan konulardan birisi nafakadır. Nafaka boşanma sonrasında taraflardan birinin maddi olarak yoksulluğa düşmesinin engellenmesi için maddi durumu iyi olan tarafın diğerine düzenli olarak yaptığı ödemedir. Tarafların müşterek çocuklarının ihtiyaçlarının giderilmesine velayetin verilmediği tarafın da katılmasını sağlayan diğer bir nafaka çeşidi ise iştirak nafakasıdır. Bu nafakaların tutarları çekişmeli boşanma davalarında hâkim tarafından sosyal ve ekonomik durumlar göz önünde bulundurularak belirlenirken anlaşmalı boşanma davalarında ise nafaka tutarlarını protokol ile taraflar kendileri belirler.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka

Anlaşmalı boşanmada taraflar boşanma duruşmasından önce nafaka konusunda da mutabakata vararak aldıkları kararları bir protokol ile resmi hale getirirler. Boşanma sonucunda eşe ödenecek olan yoksulluk nafakası ve müşterek çocuklar için ödenecek olan iştirak nafakası da bu protokolde yer alır.

Dava sırasında hâkimin eşe ödenecek olan yoksulluk nafakasına müdahale yetkisi yoktur. Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların mutabakata varmış oldukları nafaka tutarı ya da eşin nafaka alıp almaması durumu davada geçerlidir ve hâkim tarafından değiştirilemez. Eğer nafaka alması söz konusu olan taraf, protokol ve dava sırasında beyan ile nafaka almak istemediğini belirtir ve boşanma gerçekleşirse, anlaşmalı boşanma sonrasında bu kararını değiştirerek nafaka almayı talep edemez.

Çocukların velayetinin verilmediği tarafın çocuklar için ödediği iştirak nafakasında ise durum farklıdır. Çocukların eğitiminde kamu yararı söz konusu olduğundan hâkim tarafların imzalamış olduğu protokolde çocuklar için belirlenmiş olan nafaka miktarını yeterli bulabileceği gibi, yetersiz de bulabilir ve iştirak nafakası miktarını değiştirebilir. Eğer hâkim iştirak nafakası miktarını değiştirirse tarafların bu değişikliği kabul etmeleri gerekir. Ancak eğer taraflar hâkim tarafından yapılan bu değişikliği kabul etmezlerse bu durumda anlaşmalı boşanma davası tamamlanamaz. Böyle bir durum yaşanırsa taraflar ancak çekişmeli boşanma davası görülerek boşanabilirler.

Yaşam şartlarının değişmesine bağlı olarak anlaşmalı boşanmada mutabakata varılan iştirak nafakasının miktarıyla ilgili sonradan ayrıca mahkeme açılabilir. Bu nafaka çocuğa reşit olana kadar ödenir. Eğer çocuk 18 yaşını doldurmuş ise iştirak nafakası kesilir. Ancak iştirak nafakası kesilen çocuk eğitimine devam ediyorsa bu durumda kendisi dava açarak eğitimi boyunca velayeti üzerinde olmayan ebeveyninden yardım nafakası adı altında maddi yardım alabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ